Sakaryaspor’un efsane ismi, “Vasiyetim beni Sakarya’ya defnedin”

Sakaryaspor tarihine geçen futbolcuların en başında yer alan isimlerden biri, Nezihi Tosuncuk’tur. Sakaryaspor taraftarı onu hiçbir zaman unutmadı. O forması için terinin son damlasına kadar mücadele verdi. Sahadaki mücadelesiyle tribünleri coşturdu. Taraftar ile özel bir iletişimi vardı. Yumruk şovuyla hafızalara kazındı. Sakaryaspor taraftarı onu izlerken büyük bir heyecan duyuyordu. Nezihi Tosuncuk ile Sakaryaspor yıllarını konuştuk.

Bu görüşmede şunu hissettim, evet Sakaryaspor taraftarı Nezihi’yi hiç unutmadı ancak o da Sakarya’yı hiç unutmamış. Öldüğünde Sakarya’ya defnedilmeyi isteyecek kadar Sakaryaspor aşığı bir isim.

O yılları anlatırken sanki 40 gün öncesini anlattığını düşünüyorsunuz. Oysa 40 yıl öncesinden bahsediyor. Tek tek isimler zikrediyor. Hangi maçı hangi hakemin yönettiğini hatırlıyor. Gollerin dakikalarından bahsediyor. Uzunçarşı’da yemek yediği lokantayı, deplasman maçlarındaki oda arkadaşlarını, kulüpte görev yapan isimleri, kısacası Nezihi Tosuncuk Sakarya’ya ilişkin hiçbir şeyi unutmuyor. Böyle bir sevgi gerçekten herkese nasip olmaz.

Sakaryaspor’a transferinden bahseder misiniz? O büyük Sakaryaspor taraftarıyla tanışmanız, kaynaşmanız nasıl oldu?
İlk olarak 1980-81 sezonunda Bursaspor’dan kiralık olarak Sakaryaspor’a gelmiştim. Sakaryaspor formasıyla çıktığım ilk maç ise ligin ikinci yarısının ilk maçında Edirne deplasmanında Edirnespor maçıydı. Hatta o maçta 1-1 bitmişti. Bende Bursa, Beşiktaş, Adana gibi takımlarda oynarken oralarda taraftarlarla farklı bir iletişimim vardı. Edirne deplasmanında da tahta tribünlerde Sakaryaspor taraftarları yer almıştı. O maçta Necdet Niş hoca beni sol bekte oynatmıştı. Sakaryaspor taraftarı beni maç öncesi tribünlere çağırdı ben gittim yumruk şov yaptım, baktım taraftar sustu. Ben tabi biraz şaşırdım. Daha sonra taraftar beni yine tribünlere çağırdı ve ben yine yumruk şov yaptım bu kez taraftarın yarısı sustu. Ben açık söyleyeyim ne olduğunu tam anlayamadım. Ardından ikinci hafta bu kez kendi sahamızda Düzce ile oynuyoruz. Sahada yarım metre kar var. Necdet hoca bana geldi seni ileride oynatacağım dedi. Bende oynat hocam, bak göreceksin 2 gol atacağım dedim. İlk yarı 0-0 bitti. Bizim sahaya bakan Recep abi vardı. Devre arası gittim ondan rica ettim, lütfen Düzce kalesinin o tarafı üstten biraz temizleyin dedim. İkinci yarıda iki gol attım. Maçı 2-0 aldık. O maçta da taraftar beni tribünlere çağırdı ben yine yumruk şov yaptım. Baktım taraftarın yarısı yine sessizliğe büründü. Ben bu işte bir terslik olduğunu anladım. Sakarya’ya yeni gelmişiz, şehri, insanları yeni yeni tanımaya başlıyoruz. Neyse ben bu olayın sebebini öğrenmek istedim. Sordum soruşturdum meğer, Sakarya’da daha önce bu tarz yumruk şov yapılmamış. E tabi bizim taraftarın bir yanı serttir ama yumuşacık da yüreği vardır. Taraftarın bir kısmı bu yumruk şova pek anlam verememiş. Sonra taraftar ile tabi çok samimi olduk. Bana bunu taraftar anlattı. Hepimiz gülmekten yerlere yatmıştık. Ama taraftar ile olan ilişkim çok iyiydi.

Sakaryaspor’da ne kadar bir süre oynadınız?
İlk sezon Tuna ile birlikte geldik. Ben Bursa’dan Tuna Fenerbahçe’den gelmişti. 86-87 sezonuna kadar Sakaryaspor’da kaldım. Yalnız 85-86 sezonunda küme düştüğümüz sezon Zonguldakspor’a beni kiralık verdiler. O zaman Zonguldak ligin dibindeydi. Ben gittikten sonra bir çıkış yakaladık, takımı toparladık. Sakaryaspor ile o zaman karşı karşıya gelmiştik. Hem içerde hem de dışarda o sezon galip gelmiştik. Hatta galibiyet golünü de ben atmıştım. Ben Sakaryasporluyum ama o sezon beni Zonguldakspor’a kiralayınca ben tabi Zonguldak forması için mücadele verdim. Hayatım boyunca giydiğim formaya ihanet etmedim. Sakaryaspor’u Sakarya’da yendik ve ligde kaldık. Maçın ardından rahmetli Ekrem Karaberberoğlu hoca geldi, bana şunu dedi: ‘Aferin Nezihi. İyi mücadele verdin. İnşallah seninle birlikte tekrar birinci lige döneceğiz’ sahanın ortasında, iki göz iki çeşme ağlarken boynuma sarılıp bunları söyledi, hiç unutmuyorum. Sonra yeniden Sakaryaspor’a geri döndüm. Konya ile yarıştık ve sonunda biz şampiyon olduk.

 Konyaspor ile ciddi bir çekişme yaşamıştık.

Tabi. Çok zor geçen bir sezondu. Konyaspor ile ilk maçı içerde oynadık. 1-0 yenmiştik. Hatta Sakarya’da Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ile oynadık, ben böyle bir taraftar görmedim. Konya’dan binlerce kişi maça gelmişti. Bunu ilk defa gördüm. Biz öndeyken sahaya üstü çıplak birisi atladı. Bu üstü çıplak adam hakeme doğru koşarken tam benim önümden geçerken ben onu yere indirdim. Konyaspor’un amigosoymuş. O anda ortalık bir anda karıştı. O amigo o arada yerde yatarken bizim Serdar’a bir tekme attı. İnanılmaz bir gerilim vardı. İkinci yarı Konya deplasmanına gitmeden önce Karagümrük’le oynamıştık. O maçın ardından hazırlıklara başladık, antrenmanda rahmetli Necdet Niş hoca yanıma geldi, Konyaspor taraftarının bizim kulübe telgraf çektiğini, ‘Nezihi buraya gelmesin, gelirse onu burada öldüreceğiz’ dediğini bana aktardı. Ve bana istersen Konya deplasmanına gelme dedi. 

Cevabınız ne oldu?
Eğer ben Konya’ya gelmezsem takım arkadaşlarım tedirgin olur. Onları yalnız bırakamam. Bana bir şeyler yapamazlar, en fazla ayağımı kırarlar. Bu durumu arkadaşlara hissettirmeyelim dedim. Konya’da şeker fabrikasında kalmıştık. Gece Konyaspor taraftarı 11’de tesisi bastılar. Jandarma geldi. Adamlar Nezihi’yi bize verin diye bağırıyorlar. Oda arkadaşım Recai bana o gece sabaha kadar namaz kıldırdı. Recai çok tedirgin olmuştu. Ne olur ne olmaz, biz namazımızı kılalım, Allah’a dua edelim, bu sıkıntıyı inşallah atlatırız diyordu. Bu şekilde ciddi bir saldırıya maruz kalınca Recai’de manevi yönden güçlü olmamız için çabalıyordu. İnanılmaz bir tablo ile karşı karşıyaydık. Stada gidince bu kez stadın önünde protestolar başladı. Ve çok ilginçtir bazıları benim korkmayıp maça gitmemi tebrik ettiler. ‘Helal olsun, bunca tepkiye rağmen buraya geldin, korkmadın, seni tebrik ediyoruz’ diyenler olmuştu. İşte bu tavır Sakaryalılığın onurlu duruşudur. Çıktık aslanlar gibi mücadele ettik, 2-2 berabere kaldık. Zaten o maç şampiyonluğa giden yolda en önemli sonuçlardan biri oldu. Konya bizi yenseydi şampiyon olurdu. Biz 2-0 öndeyken İzmir bölgesi hakemlerinden Engin Kurt, (rahmetli) Osman’ı attı ve 10 kişi kaldık. Ondan sonra maç 2-2’ye geldi. Hakem maçı 2-2’ye getirmek için her şeyi yaptı.

Sakaryaspor formasıyla ciddi başarılar elde ettiniz.

Tabi iki kez şampiyonluk yaşadım. 4 büyüklere karşı tarihe geçen skorlar elde ettik. Fenerbahçe şampiyon olduğu sene tek mağlubiyetini bizden almıştı. 2-0 yendik. İlk golü ben attım, ikinci golü de rahmetli Büyük Aykut atmıştı.

Sakaryaspor’un başarılı olduğu yıllarda başarının sırrı neydi?

Arkadaşlık. Ayrıca Sakarya halkının bizlere olan sevgisi, güveni, bizlerin de o sevgiye karşılık vermesi başarıyı getirdi. Karşılıklı bir sevgi oluştu. Şehir bizi sevdi bizde şehri, o güzel şehrin insanlarını çok sevdik. Bazen sıkıntılı dönemler de yaşadık. Cebimizde paramız olmadığı dönemler oldu. Çakarlar Lokantası’nda tanıdığımız insanların bize yemek ısmarladığı dönemler oldu. Paramız yoktu, taraftarlar bize yemek ikram ediyordu. Ercan zorlu balıkçı dükkanı açmıştı. Her gün orda yemek yiyor parasını veremiyorduk. Ercan neredeyse iflas edecekti bizim yüzümüzden. Böyle dönemlerimiz oldu. Halk bizi çok seviyordu bizde sahada bunun karşılığını veriyorduk.

Unutamadığın maç hangisiydi?
Şampiyonluk için yarıştığımız sezon 2-0 yendiğimiz Düzce maçını asla unutamam. Bir de Karagümrük maçı vardı. O maçı da asla unutamıyorum. Tekmelerin arasına kafamı uzatıp, bir karış yükseklikteki topa uçarak attığım kafa gol olmuştu. Eğer o gol olmasaydı, o maç 1-1 bitmesiydi, Ankaragücü bizim önümüze geçebilirdi. Şampiyonluğa mal olabilirdi. Son dakikalarda attım o kafa golünü. Zafer Göncüler sağ taraftan orta yapmıştı, üç beş kişinin arasında vurdum o topa. Tekmeler suratımda patladı. Toprak sağa, göz gözü görmüyordu.

Sakaryaspor taraftarı Nezihi Tosuncuk’u neden bu kadar sevdi?
Valla buna benim cevap vermem doğru olmaz. Bunu taraftarımız daha iyi cevaplar. Ama şunu söyleyeyim ben Sakaryaspor formasıyla her zaman yürekten oynadım. Sakaryaspor taraftarı bana öyle bir sevgi gösterdi ki ben o zaman sahanın ortasında canımı vermeye hazırdım. Bende onları çok sevdim. Bu sevgi hala böyle devam ediyor. Sürekli Sakarya'ya geliyorum, dostlarımla buluşuyorum. Ben Sakaryalı değilim ama sonradan Sakaryalı oldum. Ben taraftarımızı, Sakarya’yı asla unutmadım.

Sakaryaspor’un bugünkü durumuna ilişkin ne söylemek istersiniz?
Öncelikle olarak Sakaryaspor formasını giyen kardeşlerimize şunu demek isterim, o formanın kıymetini bilin. Bu şehrin insanını sevin, onlarla güçlü iletişim kurun, uzak durmayın. Bu halk sizi baş tacı etmesini bilir. İnşallah önümüzdeki play off sürecinde de güzel bir sonuç elde ederiz. Rakipler zayıf takım değil. Örneğin Kırklareli gibi ne oynadığını bilen takımlara karşı dikkat etmeliyiz. Bunlar ciddi takımlar.

Sakaryaspor taraftarına bir mesajınız var mı?
Onlar bana öyle bir sevgi verdiler ki ben artık Sakaryalıyım. Ölürsem de mezarım Sakarya’da olacak. Ölürsem Sakarya’ya gömüleceğim. Benim vasiyetim budur. Ben Sakarya’yı ve Sakaryalıları çok seviyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kadir Şirin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Pamukova Halk Haber Sitesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Pamukova Halk Haber Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Pamukova Halk Haber Sitesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Pamukova Halk Haber Sitesi değil haberi geçen ajanstır.